ANTRENMAN(herkesin çok bildiği(!)
24/3/2007 -Kategori: atlar
Antrenman
1. Antrenman fizyolojisi :Basitçe atın
antrenmana verilmiş vücutsal tepkinin incelenmesinin anlama gelir. Atın
iskelet - kas yapısı, kan, kan dolaşımı ve kalp akciğer sistemi buna
dahil.
2. Antrenmanın , metabolizma da yarattığı uzmanlığı çok önemli
bir düşüncedir. Basit kelimelerle ifade edildiğinde bu düşünce şunu
ifade etmektedir: Hızlı bir koşucu olmak istiyorsanız, hızlı koşarak
antrenman yapmak zorundasın veya uzun mesafe yüzücü olmak istiyorsanız,
uzun mesafeler yüzerek antrenman yapmak zorundasın. Uzun mesafeler
yüzerek hızlı bir koşucu olamasın ve hızlı koşarak uzun mesafe yüzücü
olmasını imkan yoktur. Bu çok basit görünürsüde sonuçları oldukça
derin. Mesela atın biri bugün 1400 metre 4 dakikada koşmaktadır, onun
vücudu yarın 4 dakikada 1400 metre daha kolay koşabilmek için daha
fazla yakıt depolayacak ve dokuda ona göre tamirler olacak. Her nasıl
olsa da bu mesafe 2 dakikada koşabilmek için formda olamayacak.
Antrenmanda yapmış olduğu iş ata, özellikle 1400 metre 4 dakikada
koşabilmek için gereken altyapıyı sağlamıştır. Hızlı bir koşucu için
bile faydalı olan yavaş ve uzun mesafeli çalışmalar gerçeği
değiştiremez, hızlı olmak istiyorsanız, hızlı koşmanız gerekir.
3.Glikojen ağır yüklenmeler için depolanmış, kıza vadeli etkili
(30 saniye 5 dakika a kadar )bir yakıt türüdür. Glikojen birçok
birleşmiş glikoz molekülerinden ibarettir. Kaslardaki glikojen kas
yakıt olarak kullanılır karaciğer glikojen kandaki Şeker seviyesi
ayarlanmak içindir. Ağır çalışmalarda kullanılan Glikojen, değişim için
oksijen ihtiyaç duymamaktadır.
4. Yağ asitler hafif ve uzun çalışmalarda kullanılan yakıtlardır. Yağ asitleri yakıt olarak kullanabilmek için değişiminde oksijen gereklidir.
5. Adenosine Triphosfat (ATP) ve Kreatin Fosfat (CP) kısa (30
saniye veya daha az ) ve ağır yüklemelerde kullanılan yüksek enerji
yakıtlardır. Bu birleşenleri genellikle Fosfagen sistemi olarak
sıfatlanır. ATP kas hareketler için kullanılan yakıtıdır ve vücudu
bunlar yağlar, şekerler (glikoz, glikojen ) ve proteinlerden
üretmektedir.
6. Laktik Asit veya Laktat anaerobik çalışmaların bir yan
ürünüdür. İdmandan 24 - 48 saat sonrasına kadar Laktatlar kas ağırılar
ve kas gerginliklerin nedeni olarak bilinir. Laktik asit kastan kana
gönderilir ve bundan sonra karaciğer tarafından temizlenmektedir. Bu iş
için oksijen gereklidir ve idman sonunda hafif çalışmalar ile
hızlandırılabilir bir işlemdir.
7. Aerobik çalışmalar glikoz ve yağ asitler öncelikli yakıt
olarak kullanılan, göreceli hafif çalışmalardır. Adeta, suratlı ve
yavaş dörtnal aerobik çalışma tipleridir. Bu çalışmalarda atın nabzı
dakikada 150 vuruşu geçmemektedir.
8. Anaerobik çalışmalar yakıt olarak ATP, CP ve glikojen
kullanılan uzun süren veya ağır çalışmalar olan idmanlardır. Kısa
sprintler ve uzun hızlı dörtnallar anaerobik çalışmalar için
örneklerdir bu esnada atın nabzı 150 vuruş dakikada dan daha hızlı
atmaktadır.
9. Anaerobik Eşik terimi antrenman esnasında kaslardan kana
laktalar akmaya başladığı noktaya tarif etmek için kullanılan
terimidir. Atlarda nabzı 150 vuruş dakikada ile sonuçlanan çalışmalar
anaerobik eşik olarak ifade edilir gerçeği ata göre anerobik eşiği 120- 180lık bir nabzı olarak değişebilir.
10. Yavaş kasılan kas fiberler yüksek oksijen sentez edebilme
kapasitesi ve yavaş kasılmalar ile tarif edilmektedir. Bunlar yakıt
olarak yüksek miktarda yağ asitler depolamaktadır . Bazen bunlar
kırmızı fiberler olarak da sıfatlanmaktalar. Bu fiberler uzun ve hafif
ağırlıklı olan çalışmalar için uygundur mesela 80 kilometrelik bir
dayanıklılık yarışma için.
11. Hızlı kasılan kas fiberler hızlı bir kasılma kapasitesi ile
tarif edilmektedir. Bunların iki sınıf mevcuttur: büyük miktarlar
oksijen kullanabilen ve az oksijen kullanabilenler. Bunlar ara ve beyaz
fiberler olarak sıfatlanan kas fiberler. Ara fiberler yağ asitler yakıt
olarak kullanmaktadır ve kırmızı fiberlere göre daha fazla glikojen
sentez edebilmekteler. Beyaz fiberler ana yakıt olarak glikojen
kullanmaktalar ve yağ asitleri pek kullanmamaktadır. Hızlı kasılan
fiberler ağır ve kısa çalışmalar için uygundur mesela 600 metrelik
sprintler 3 kilometrelik bir yarış a kadar.
12. Kas fiber tipi dağıtımı vücudundaki var olan kırmızı, beyaz
ve ara fiberlerin dağılımı kastetmektedir.
13. Azami O2H (VO2 Max) basitçe bir bireyin aerobik çalışmalar
dayanabilmek için gereken oksijen sentez edebilme oranıdır. H, Hacminin
kısaltmasıdır ve O 2 oksijen içindir. O2Hnın anlamı şudur bir bireyin
en fazla tüketebileceği oksijen miktarıdır. Yüksek bir O2H oran a sahip olan biri daha çok uzun
mesafeli çalışmalar için uygundur, düşük bir O2H orana sahip olanlar
daha çok kısa ve ağır çalışmalar için uygundur.
14. Kas hipertrofi bireyin kas fiberlerin çap genişlemesini
kastetmektedir. Yavaş kasılan kas fiberlere göre, hızlı kasılan kas
fiberler daha çok (hipertrofiye) genişlemeye yeğlemeli.
15. Kas Hiperplasia kas fiberlerin çoğalmasını kastetmektedir.
Hiperplasianin gerçekleşebilmesini ispatlandığına rağmen her bireyi
ömür boyunca sahip olabilecek kas fiber miktar ile doğmaktadır.
Hiperplasia kas hacmini artıran unsur olarak önemli değildir.
ANTRENMAN
İdmanın sonunda atını soğutulması gerekir. At son süratte birkaç sprint ile çalıştırmışsa, soğutması 1.5 - 2.5 kilometre (km 4 dakikada )arası yavaş dörtnal peşinde 1 kilometre süratli (trist) ve 10 dakika yürütmek den oluşabilir. Daha yavaş çalışmalarda soğutma süresi içerisindeki hız tabi ki daha düşük olması gerekmektedir. Atını soğutmanın arkasındaki mantığı iki boyutludur. Bir, çalışmalardan kalan yan ürünleri (laktat gibi) kaslardan çıkartmaya yardımcı olur. İki, çalışmalara neden olabilecek idman sonrası olabilecek kasılmalar önlemek ve kas acıları azaltmak. Soğutmanın sonunda atı makinede veya elde yürütmek kasılma veya acıları çekmeğe ihtimali daha da azalmak için gereklidir.
Yorgunluk ve sürekli olan yorgunluk
Antrenmanın her aşamasında olabilecek yorulma belirtilerin farkında olabilmesi gereklidir. Ağır çalışmalar veya uzun süreli çalışmalarda kas kasılma için gereken ATP depoları azalmaktadır ve yan ürünleri vücudunda çoğalır. Bu olunca kas yakıtsız kalmıştır veya yan ürünler tarafından zehirlenmiştir. Nedeni hangisine olursa olsun, sonuç, kasın artık gerektiği gibi kasılmamasıdır. Bu noktada, başka, bu hareket için yaratılmamış olan kas gruplar devreye girmektedir. Sonuç olarak at yanlış adımlama başlar ve kendini incitebilmektedir. Bu durumu idman içerisinde çalışmanın ağırlığı bir süre boyunca azaltarak önleyebilmektedir. Atını durdurmak uygun bir yöntem değildir çünkü çalışarak(süratli, trist) devam ederken at daha çabuk kendini gelmektedir. Nabzı dakikada 100 vuruştan aşağı düştükten sonra çalışma devam edilebilir. Son hesaba katılması gereken genel ilke ise sürekli yorgunluk belirtmelerinde nasıl davranması gerektiğidir. İnsan ve at sporcularda kastaki glikojen seviyesinin düşmesi idmanı sınırlandıran faktörü olduğunu ispatlanmıştır. Kastaki glikojen seviyesinin belirli bir noktanın aşağı düşmesi ile çalışmaların seviyesi tutmak mümkün olmuyor. Glikojen depoları tekrar doldurabilmek için yapılmış olan çalışmalarla değişken 24 - 48 saat geçmesi gerekir. Atını hafta da bir, yoğun çalışmalar söz konusu ise daha sık tatil yaptırmak önerilir (Otlak, çalışmadan serbest dolaşmak, ahırda durmamak ve çalışmaması gerektiren hareket edebilecek serbest faaliyetler ).
Antrenman programının içeriği
Yavaş uzun mesafe çalışması (temel çalışma olmaza olmaz ) Herhangi bir anaerobik çalışmadan önce atın aerobik kapasitesi geliştirmesi gerekmektedir. Bu yavaş ve uzun mesafeli çalışmalar ile gerçekleşmektedir (Long slow distance LSD). Bu tür antrenmanlar ata anaerobik çalışmalardan sonra daha çabuk toparlanmasını sağlamakla beraber daha da önemli olan kemik, eklem, tandon ve bağların güçlenmesi sağlamaktadır. Yavaş uzun mesafeli çalışmalar bazen atını ayaklandırmak olarak sıfatlanmaktadır. Bu, anaerobik çalışmalar için sağlıklı bir temel yaratmaktadır. Katılacağı yarışmalara bakmaksızın bütün atlar yavaş uzun mesafeli antrenman için gereksinim duymaktalar . Bu çalışmaların hızı düşük (trist,yavaş dörtnal)ve uzun süreli olması gerekmektedir . Ana fikir ,nabzı yükseltmek ve birkaç dakika aynı seviyede tutmakla ibarettir . Bunu haftada 5-6 kes ,en az 3-4 hafta boyunca yapılması şarttır . Toplam çalışma mesafesi , ağır yarışlar için çalıştırılacak atlar için daha uzun olmalı , daha hafif olan yarışmalar için daha az dır .
Yorum (3) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
ATLARDA PARAZİT VE TEDAVİSİ
14/3/2007 -Kategori: atlar
<****** language="JavaScript" src="http://us.geocities.com/js_source/div03.js">
Parazitler ve sağlığı
![]()
Tenyalar
Tenyalar (Anoplocephala perfolizta) özellikle Avustralya’da ve başka ülkelerde atlarda daha çok görülen parazit türlerindendir. Tenyalar ciddi bağırsak problemlerinin yanı sıra ölümlere bile sebep olduğu bilinmektedir. Son yılardaki çalışmalarda; ABD’de ve İngiltere’de spazm kolik ve sıkışma koliklerinde tenya bulunması ile olan ilişkisi araştırılırken ilgi çekici sonuçlara varıldı.Werribee Equine Centre’de görülmüş olan klinik vakaları bu araştırmaların sonuçlarını doğrulamaktadır. İngiltere’de Proutman (et al 1998) tarafından yürütülmüş araştırmada tenya ve sıkışma KOLİK arasında sıkı bir ilişki olduğu keşfedilmiştir. Araştırmada Sıkışma Koliklerin %81 ve Spazm Koliklerin %22’si tenya nedeniyle olduğu görüldü.
![]()
Atlar tenyalarla nasıl bulaşır ?
Tenyalar, yassı bir şekile ve 3-8 cm. kadar uzunluğa sahiptirler. Onlar atın ince ve kalın bağırsağının birleştiği yerde yaşarlar. Atlar ot ve samanda bulunan bir kene türünü yiyerek bulaşmaktadır. Bulaşma çemberi kenelerin atın dışkısında bulunan tenya yumurtalarını yiyerek başlar. At keneleri yedikten yaklaşık 6 (altı) hafta sonra tenyalar olgun hale gelmiştir ve yumurtaları taşıyan tenya bölümleri atın dışkısı ile tekrar dışarı atılır. Bu yumurtaları taşıyan bölümler kırılıp açıldıktan sonra keneler tekrar tenya yumurtalarını yiyerek bulaşma çemberini tamamlarlar.
Tenyalara karşı nasıl müdahale edilebilir ?
Tenyalara karşı müdahale yılda en az iki kere (mayıs-eylül sonu) pyrantel veya praziquantel içeren bir ilaç uygulanarak parazit kontrol programımıza dahil edilmelidir. Birçok parazit ilacı tenyalara karşı etkili değildir.
İç Parazit kontrol at bakımının önemli bir parçasıdır. Bütün atlarda Parazitlerin mevcut olduğunu düşünülmelidir,o yüz den atın yaşamının genç dönemlerde düzenli bir parazit müdahale ile başlanması gereklidir. Parazit ilaçlar taylarada en erken 6 - 10 haftalıkken verilebilir ve atın geri kalan ömründe bu devam edilmelidir
Ata ömür boyu parazit ilaçlar vermenin gereği şudur :Atın Parazitlerle bulaşması bir çok yolu mevcuttur ve bunların hepsini önlemek imkansıza yakındır. Atların Parazitlerle bulaşmak için en yaygın yolu başka atlar tarafından bırakılmış bulaşmış dışkılar ile donatılmış bir otlakta otlamasıdır. Taylar ise kısrağın sütünde mevcut olabilecek parazitler (Strongyloides westeri) ile bulaşabilirler
Atlarda bir çok Parazit türleri genelde bulunur mesela kıl kurtlar,Mide sineği,şeritler vs Parazit bulaşımın en yaygın olarak görülen işareti kilo kaybıdır.Başka işaretlerin arasında ishal,Kolik,iştahsızlığı,cansızlığı ve cansız kaba bir posta sayılabilir. Bunlar Parazit bulaşımın işaretler olarak da görünselerde başka hastalıklar aynı belirtiler gösterebildiklerini bilmekte önemlidir. O yüzden atı kilo kaybetse de yada ishal olmuşsa, bunun parazit ile bulaşmış olduğunu anlama gelmeyebilir.
Parazitlere müdahale etmek veya önlemek için bir çok değişik ilaçlara mevcuttur ve o kadar da izlenebilecek yöntemler. Taylar için tavsiye edilen yöntemi 2 aylıkken başlayarak her ay müdahale etmesidir. Parazitlerin ilaçlara karşı direnişler oluşturmasını önlemek ve bütün Parazitleri gerçekten müdahale etmek için her defa ilacı değiştirmek çok önemlidir(her ilaç farklı parazitler etkilenmektedir) Bir mücadele program örneğe ,Taylara 2 aylıkken değiştirerek uygulanmaktadır.
Yetişkin atlara iyi bir koruma sağlamak için birçok uygulama yöntemi mevcuttur, yine genel yöntemi taylarda olduğu gibidir. Her ne olursa olsun ilaçları sürekli değiştirmek her zaman tavsiye edilmektedir. At ve bulunduğu bölge yapılması gereken müdahalede değişikliklere neden olabilmektedir. İç Parazitlere işaret eden bulgular görülürse (kilo kaybı,ishal,cansız tüyler) bunlar gerçekten Parazitlerin neden olan bulgular mı değil mi tespit edebilmek için bir Veterinere danışmak çok önemlidir.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
AT BESLENMESİ TEMEL BİLİMİ
8/3/2007 -Kategori: atlar
besleme
Yeme alışkanlıkları (Salter and Hudson, 1979; Keiper and Keenan, 1980; Rubenstein, 1981; Duncan, 1985), yaban (Boyd, 2002), ve otlanan atlarda (Crowell Davis et al, 1985) öncelikle ot algılanma ile ibarettir. Otlamak sadece ot yemek değildir ,iştahlı ve yoğun yemeğe dönemlerden oluşmaktadır. Atı ,yemleme istasyonu olarak adlandırılan bölgeye,seçmesi gerekir, hassas üst dudağı ile sapları ayıklayıp ,ısırmak çiğnemek ve yutmak zorundadır . At günde yaklaşık 30.000 defa ısırmak zorundadır (Mayes and Duncan, 1986). At birkaç ısırık aldıktan sonra ,bir sonraki yemleme istasyonuna kadar yürüyecektir . Bu davranışı günün büyük bir bölümü kapsamaktadır ve aynı anda yemek ve idman dan oluşmaktadır .Otlamak için ayrılan vakit mevsime göre ,atın yaşı,cinsiyeti ve otun bulunabilirliği ile değişir. Ot yeterli kadar bulunamıyorsa atlar ağaç daları ,deniz yosunları, hatta kendi dışkısını yiyebilecektir .Ahırda duran atlara istediği kadar ot verilince doğadaki yaşanana kadar vakit ot yenerek geçirdiğini görüldü (Houpt et al, 2001), ama ot miktarı azaltarak yem veya pellet ile takviye ederek yem algılama süresi belirgin kısaltmakla beraber fiziki ve davranış anormalıkları sebep olabilmektedir (Ralston et al,1979)Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
KİKKULİ Bilinen en eski at eğitimcisi
2/3/2007 -Kategori: atlar
KİKKULİ
MÖ 1345 yıllarında Hitit Kralı ikinci Supililiuma’nın altında atçı başı Kikkuli kendi idman sistemi kayıt etmiştir. Onun yöntemlerin sayesinde Hititler Mısırları kafa tutacak kadar büyük bir güçe kavuşmuştu .
Tahta çıkmak için kendi kardeşini öldürdükten sonra ,Supililiuma Hititleri üstün bir topluluğa dönüştürmeye canla başla çalışmaya başladı. Bunu bir sürü at alarak ve Mitanilerin atçı başı “Kikkuli" hizmete alarak başladı. Kikkuli ,Hititlerin atları idman ederek üstün savaş araçlarına dönüştürdü. Sonuçu Supililiuma Mitaniler yeryüzünden silmiştir.Onların inanılmaz bilgilerden bizi sadece Kikkuli’nin Makalesi günümüze kalmıştır. Eskilerin kertik yazı ile dört kıl tablet üzeri yazılmış bize “Kikkuli yazı" olarak bilinen Makale günümüze ulaşmıştır. .
Kikkuli, ileri teknoloji Mitani yöntemleri Hititleri izah etmekte büyük zorluklar çekmiş olmalıdır çünkü sık sık İnterval terimi kendi dilde ifade etmektedir arkasında Hititçe “şunun anlamı budur" ve Hititçe kelimenin izahatı . Mesela: ½ DANNA ve 20 IKU trist, bundan sonra 38 IKU dörtnal. İkinci defa 7 IKU dörtnal. Buna iki dalgalı dörtnal denir ( 1DANNA = 5,64 km 1 IKU = 230 m ) .
Kikkuli vefat ettikten sonra Hititler onun idman yöntemleri anlamadıkları görülmektedir,Hititlerden günümüze kalan birçok tablete idman bilgilerinin sürekli azaldığını görülmektedir .
Bugünkü at fizyoloji bakış acısından Kikkulinin yazıtları hayret vericidir. Kikkulinin yöntemlerinde, binicisiz atları bir lider at veya araba ile trist ,yavaş dörtnal ve hızlı dörtnalda koşturmak ve İnterval idmanlara tabi tutmakta dahildir. Belirli dinlenme günlerle beraber atları bazen günde üç defa idmana çıkartıyordu .
İlk iki idman devrelerde güçlü bacaklar ve güçlü bir kalp hedeflemektedir , üçüncü devrede ise kasları işe göre şartlandırma devresiydi . İdman içerisinde nabzı kısmen düşürmek için dinlenme aralıklar bırakılırdı . Yüzme dahil 3-5 İNTERVAL ve arasında dinlemeler ile yapılırdı .
Kikkulinin yöntemi atın ne zaman vücutsal ve ruhsal hazır olduğunu belirlemekteydi . Bu yöntem “Culling Process" olarak bilinen ve bir performans atın yeterliliği belirleyen yöntem olarak tarif etmektedir . “Culling Process de" sürekli solunum hasta eğlemli olan atların ayıklanmasında kullanılmaktadır . İdman sürecin 11-20inci günlerde ,Ahırın tüm çatlakları tıkattırılır ve atları ahırda durmak zorundaydılar , sonucu ahırda ki toz ,mantar sporları ve amonyak seviyeleri artmaktadır sayede mevcut belirlenmeyen solunum hastalıklar ortaya çıkmaktadır.
1991 da 3300 yılık 7 aylık idman yöntemi Avustralya’nın New England Üniversitesinde tekrarlanarak denenmişti . Denemenin sonuçlar Kıkkulinin yöntemi atların sağlıklı ve son derecede formda olmalarını kanıtlamıştı .
Hititleri savaş mevsimi için formda olan atlar ihtiyaç duymaktaydı (bizim nasıl bir futbol sezonu varsa onlarda bir savaş sezonu mevcuttu ). Savaş alanı 1 aylık mesafedeydi ve atları bütün yaz boyunca savaşlara katılmak zorundaydı .Çok ünlü bir çarpışmada ,bütün gün savaşmadan önce gece boyunca 70 km yol almak icap etmişti . Kikkuli çok dikkatlice hangi günlerde MALT verilmesi gerektiğini belirlemişti . Atları günde 3-4 defa yemlendi ve Kikkuli her öğün için gereken miktarı belirlemişti .
Temel besleme, Kikkuli de şöyle görünürde:
| Sabah | Öğle | Akşam | Geçe | |
| Yulaf | 1 UPNU | 2 UPNU | 2 UPNU | - |
| Arpa | 2 UPNU | 2 UPNU | 1 UPNU | - |
| Kurutulmuş ot | 1 UPNU | 3 UPNU | 4 UPNU | istediği kadar |
Üstteki temel yemlemenin birçoğu çeşidi mevcuttur Bazen atları yağ ve el ile koparılmış otları yedirildi , yağ her zaman yüzme idmanlardan sonra verilirdi.
İdmanların birkaç örneği :
- 1/2 DANNA trist yapacaktır peşinde ½ DANNA 20 IKU yavaş Dörtnal 5 İNTERVAL ile
- DANNA trist ama 80IKU işaretinde Dörtnal kalkacaklar . Yavaş dörtnal 1DANNA ve 20 IKU sürecektir . Geri yolda onları serbest bırakacaksın
- 1 DANNA trist ve 7 IKU işaretinde son sürat dörtnal ,geri yolda onları serbest bırakacaksın
- 2 1/2 DANNA trist ve 7 IKU işaretinde dörtnal peşinde tekrar ilerleyeceğiz ve 10 IKU işaretinde tekrar dörtnal yapılacaktır
İNTERVAL idman ileri safhalarda kullanılırdı .İlk aşamalarda günde tek idman gerçekleşirdi. (ısınma yüklenme, soğutma). Peşinde gelen günlerde daha uzun tek antrenmanlar gerçekleşirdi . 23üncü ile 32nci günler arası atlar 2DANNA trist yapmaktaydı .111inci gün ile 120inci günün arasında ,atlar günde 7DANNA trist ve 7 IKU dörtnal yapmaktaydı .Bu Noktadan sonra mesafeler azalmaktaydı ama İNTERVAL idman ciddi bir biçimde başlamıştı . ( Ann Nyland 1990 da yapılmış olan çevire dayanarak özetlenmiştir)
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
ATLAR NASIL GÖRÜR
21/2/2007 -Kategori: atlar
Son zamanlarda atın görmesine ilişkin yapılmış araştırmalar binicilik sporuna direkt olarak etkileyen sonuçlar doğurmuştur.
Batı Avustralya Üniversiteden ,Alison Harman ve diğerleri tarafından yürütülmüş araştırma Equine Veterinary Journal (Eylül 1999) dergisinde yayınlanmıştır.Araştırmanın bir parçası gözlerin ebatları ve gözün arka tarafında yer alan ışığı a duyarlı alanların haritalandırmasıydı. Görme alanları tespiti yapılmış ve kafa hareketlerin görme arasındaki ilişkiyi bulabilmek için davranış testler gerçekleştirildi.Araştırmacılar,bulguların doğrultusuna atların uzak mesafede duran nesneleri görebilmek için kafalarını kaldırmak zorunda olduklarını düşünmektedir. Çünkü atların binocular(her iki gözün birlikte yaratıkları net görüntü) görme alanı burunlarının aşağısına doğrudur.Ayrıca anlının önünde gözlerin yansal yerleşmesinden dolay kör bir nokta söz konusudur.
Atın burnunun gövdesine yaklaştığında hemen önündeki alanı görme imkanı yoktur.Araştırmacılar ,kör alanının atın genişliği kadar olduğuna inanmaktadır.
At toplu halde çalışırken hemen önündeki alanı görmediğinden biniciye güvenmekten başka çare yoktur.Araştırmacılar ,atın bu pozisyonu alabilmesi için biniciye ilere derece güvenmekle birlikte itaat etmeni gerektiği sonucuna varmışlardır.Tabi bu bir Dresaj atı için geçerlidir.Bir engel atı ise ,Maniye yaklaşırken mesafe ve yüksekliği tahmin edebilmesi için kafasını kaldırabilmeli ve binokular görüş için ileriye bakabilme imkana sahip olmalıdır.
Bu yüz den ilk aşamalarda Dresaj eğitimine tabi tutulan Engel atlarının ,engele yaklaşabilmesi ve binocular görüşten faydalanabilmesi için ,engele yaklaşırken kafasının duruş acısı yukarıa doğru değiştirmesini müsaade edilmelidir.

